Yönetmen: Durul Taylan, Yağmur Taylan
Senaryo: Doğu Yücel
Görüntü Yönetmeni: Soykut Turan
Yapım: 2003 TÜRKİYE Süre: 127 Dakika
Oyuncular: Emre Kınay, Ahmet Mümtaz Taylan, Burak Altay, Nehir Erdoğan, Barış Yıldız, Berk Hakman, Deniz Akkaya, Melisa Sözen, Cem Kılıç, Ali Sunal, Sinem Kobal
Okul dergisinin editörü Gökalp okulun ilk günlerinden itibaren okulun en güzel kızı Güldem’e aşıktır. Güldem için hikayeler yazan ve bu hikayeleri okulun çeşitli yerlerine bırakarak onun kalbini kazanmaya çalışan Gökalp bu amacına hiçbir zaman ulaşamaz ve bir gün ardında gizemli bir mektup bırakarak intihar eder.
Bir yıl sonra tam Gökalp’in ölüm yıldönümünde gizemli olaylar baş gösterir. Bu olaylardan sadece Güldem değil, Güldem’in etrafındakiler de etkilenmektedir. Erkek arkadaşı Ersin, en yakın arkadaşı Şebnem, kankası Ceyda, okul dergisinin editörü Umut, kameralarla öğrencileri gözetleyen Müdür Vedat Bey ve gaddar hoca Alparslan Bey da tehdit altındadır. Bir süre sonra gerçek ortaya çıkar, Gökalp’in hayaleti, intiharına neden olan herkesten intikam almaktadır. Hem de ÖSS’ye haftalar kala!
Filmin Kamera Arkası
Okul ile ilk kez Hollywood tarzı bir yaklaşım Türk Sineması’na girdi. 60 kişilik bir teknik ekibin çalıştığı sette intihar sahnelerinin çekimi için 70 metrelik bir iskele kuruldu, vinç, özel çekme halatları ve askılar kullanıldı.
Okul aynı zamanda Green Box yönteminin oldukça başarılı kullanıldığı bir yapım olarak da öne çıktı. ‘Okul’ ilk süper 35mm çekilen sinema filmi.
Okul filmi öyküsü ve yorumuyla olduğu kadar, efektleri ile de ilkler listesine aday. Korku efektleri ve animasyonlarda son derece titiz bir çaba içine giren PLATO Film Co. Hollywood tarzı bir yaklaşımla tamamen profesyonellerle çalıştı. Animasyonda Anima ile, masklar için Makyaj Stüdyosu’ndan Derya Ergün ile biraraya gelindi. İntihar sahneleri ise tamamen ilkler listesini kabartacak unsurlardan oluştu.
Gökalp karakterinin intihar sahnesi için ilk kez özel iskeleler, vinçler, askı sistemleri kuruldu. Sinematografik ilüzyonları yaratmada kullanılan üst üste bindirme yöntemini (chroma key) kullanan ‘Okul’ yerli yapımlar içinde klasik tutumlar dışına çıkarak sinemanın efektif olanaklarını da sonuna kadar kullandı. Oyuncuyu önce arkasından özel askılarla bağladıktan sonra çatıya vinçle çıkaran ekip, Gökalp kendini aşağı bırakırken onu yeşil bir perdenin önünde kadrajlıyor, daha sonra arkadaki yeşil fon (green box) yok ediliyor ve gerçek görüntüler bindiriliyor.
Filmde Burak karakterinin yanağına yapışan cep telefonu (böcek) ise apayrı bir animasyon ve modelleme becerisi. Böceğin hareket edebilir 3 boyutlu kuklası ve yakın planlarda kullanmak üzere kukla-modeli üretildi. Galip Tekin’in hazırlamış olduğu eskizlerden yola çıkarak tasarlanan böceğin kuklasının önce plastirin modeli üretildi ve kalıbı alındı. Daha sonra polyester dökümü yapılan kukla-modelin uzaktan hareket ettirilmesini sağlayan bir mekanizma ile donatıldı. Film çekimi sırasında kukla-model ince çelik tellerden oluşan uzaktan kumanda düzeneği ile bir oynatıcı tarafından hareket ettirildi.
Ayrıca yüze batma ve yüzü çizme efektleri için hareket edebilir böcek bacakları yine aynı yöntemle üretildi ve çekimlerde Derya Ergün’ün özel yüz makyajı desteğiyle kullanıldı. Telefonun böceğe dönüştüğü planlar için telefonun ve böceğin bilgisayar ortamında üç boyutlu modelleri üretilip anime edildi. Gerçek görüntü ile bilgisayar ortamında hazırlanan görüntülerin ışık ve renk ayarları yapılıp üstüste bindirildi. Tüm bu işlemlerin gerçekleşmesinde anima ekibinden altı kişi haftalarca çalıştı ve Burak’in kabusu o melun böcek ortaya çıktı.
‘Okul’ , Hollywood sinemalarında görmeye alışkın olduğumuz korku efektlerinin Türk sinemasında da yapılabileceğini kanıtladı. Sinem Kobal’ın aynada gördüğü hayalet yansıması, ense kökünde bitiveren hilkat garibesi nasıl oluyor da; kanlı canlı bir korku unsuru haline dönüşüyor! Bunun için de Derya Ergün kendi makyaj atölyesinde yirmi günlük bir ön çalışma yaptı. Makyaj ustası Ergün dört aşamadan oluşan çalışmanın en önemli evresinin ön hazırlıkları içerdiğini belirtiyor. Bu safhada ‘mask’ın, oyuncunun yüzüne tam oturabilmesi için, yüzünün kalıbının çıkartılıyor. Mask yüze ne kadar iyi oturursa gerçekçiliği de o oranda artıyor. İkinci aşamada, alınan kalıp, pozitife çevrilip, kil ile maskeye form kazandırılıyor. Fırınlama aşamasında ise Amerika’dan getirtilen ‘foam latex’ ile maske hazırlanıyor. En son aşamada ise maskenin yüzde uzun süre taşınabilmesi ve oyuncunun mimikleriyle bir bütünlük oluşturarak tüm kas hareketlerini senkronize bir biçimde dışarıya yansıtabilmesi hedefleniyor. Yüze yapıştırılan maske, etrafı sıfırlandıktan sonra üzerine özel boyalar ile makyaj yapılıyor. Güzelliğine düşkün, bir sivilce ile dünyası kararan Şebnem karakterinin o hilkat garibesi kabusu ortaya çıkıyor.
Filmin fragmanını izlemek için tıklayın
Filmin fotoğraf galerisi için tıklayın
Filmin posteri için tıklayın
Su anda 1 kisi bu yaziyi okuyor
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için login olmalısınız.




