Büyü ve Büyücülük
May 31st, 2007 Ekleyen: admin
Büyü Nedir?
Doğaüstü varlıklar ve gizli güçlerle bağlantı kurularak ya da gizli güçleri bulunduğuna inanılan bazı tabii nesnelerin kullanılmasıyla, zarar vermek veya fayda sağlamak ya da korunma amacıyla yapılan işlemlere büyü denir. Çıkar sağlama açısından yapıldığı için, kutsallık ya da ahlaki bir değer taşımaz. Büyü yapmakta asıl amaç ; gidişata, yani insanlara, olaylara hatta tabiata tesir ederek, menfaatin her dalında, adam öldürmeden tutunda, horlamaya kadar yapılan, umulan menfaatlerdir. Büyüde, doğaüstü güçlerin varlığına, bu güçlerden yarar sağlanabileceğine ve de olayların insan iradesi ve gücüne bağlanabileceğine inanılır. Büyü aynı zamanda ilkel bir din şekli olarak da yorumlanmaktadır…
Şamanların yağmur ve kar yağdırdığı bugün bile bilinmektedir. Eski bir Türk-Moğol ve Sibirya dini olan Şamanizm’ de Şaman’lar kendilerine “din adamı” sıfatı yakıştırılan kişilerdi. Şamanlık, babadan oğula geçen bir durumdur. İyi ruhlarla temasa geçenlere “Ak Şaman” kötü ruhlarla temasa geçenlere de “Kara Şaman” denirdi. Bunlar kendinden geçme (cezbe) denilen yöntemle büyü yaparlardı. Şamanların asıl görevleri halk arasında oluşa gelen ak ve karanın yani iyi ve kötü ruhların dengesini sağlamaktı. Bunu da çeşitli büyüler yaparak sağlarlardı. Bu kendinden geçme o kadar aşırı bir hale gelir ve izleyenleri o kadar korkuturdu ki, o an Şamanların ölüp yeniden dirildiğine inanılırdı. Şamanlar o ayin sırasında bedenlerinin parça parça edilerek yendiğini iddia ederlermiş. Ve buna çok inandıkları için de bu duruma “şaman hastalığı” ya da “mistik parçalanma” denirmiş.
Kelime orijini olarak büyü, Uygur ve Göktürklerden gelmektedir. Uygurlarda “Bügü” olarak geçen büyü kelimesinin Uygur dilindeki anlamı, hakim ve doğaüstü güç manasına gelmektedir. Büyüler genellikle gece yapılır. Kimi zaman da bu, ayın hallerine göre değişir. Bazıları ayın hilal olduğu zaman, bazıları da ay küçülmeye başladığı zaman yapılır. Kimi büyüler içinse zaman önemli değildir.
Büyü zararlı mıdır? Bunu anlayabilmek için önce büyünün ne olduğunu bilmek gerekir. Günah bilinen yollara saparak insanın istediğini yaptırması, arzusuna kavuşması olarak bilinen büyüler, bir kişinin istemediği şeyleri yapmaya zorlanmasıdır. Büyünün “beyaz”ı ya da “kara”sı olmaz, büyü büyüdür. Ak ya da kara, bu, kişilerin kendilerini biraz olsun rahatlatmak için bulduğu bir yöntemdir. Kitap inmiş dinlerin hepsinde büyü, günah sayılmaktadır. Çünkü büyü yapan da yaptıran da Tanrının iradesine, karşı gelmekte, onun plan ve programını beğenmemektedir. Bu da kendini ona ortak koşmaya kalkmak olduğundan günah sayılır.
Büyücü Kime Denir?
Karşılığında çıkar sağlamayı ilke edinmiş, karanlık ve gizemli güçlerle anlaşabilen, ruhunu şeytana satmış kişilere “Büyücü” denmektedir. Kimileri de yalnızca kendilerini düşünerek büyü yaparlar. Onlarda bu kategorinin içine girerler. İster masum amaçlarla yalnız kendin için, isterse çıkar karşılığı başkalarına büyü yapmanın adı büyücülüktür. Büyü yaptıran kişi, amaç olarak düşünüldüğünde yaptığı iş, insanların “haklı” demelerine yol açabilir belki, belki de yaşadıkları, çektikleri çok ağırdır ve onu bu yola itmiştir. Ama hiçbir şart ve şekil onu haklı çıkarmaya yetmez. İşte burada iyi ya da kötü niyetli büyücüler, bakıcılar devreye girer. Bu fal baktıracak kişinin en zayıf ve en korumasız halidir. Bundan sonrası büyücünün marifetlerine kalır ve kişi, şayet büyücü kötü niyetliyse o isteyene kadar kendini büyücünün elinden kurtaramaz. O artık onun esiri olmuştur, onun maddi ve manevi olarak sömürülmesine de kimseler engel olamaz.

Bu büyücülerin yardımcıları da vardır. Büyücü şeytanla anlaştığında kendisine yardım eden cinler, onun her konuda da yardımcısıdır. Kötü kavramını en iyi şekilde sergileyen bir büyücü, şeytanın sevdiği kişidir. O şeytanı memnun eder ve bu işte de kendisine gerekli olan tek şey birinci sınıf bir cinin yardımcılığıdır. Bu da şeytan tarafından sağlanır. Bu cinler büyücünün emrinde ve o ne derse onu yapmaya mecburdurlar. Aslını ararsanız bu yaratıklar büyücüyü hiç mi hiç sevmezler. Sırf efendileri şeytan böyle istedi diye ona itaat etmek zorundadırlar. Şayet durumda değişiklik olur da büyücü şeytanın gözünden düşerse cinlere gün doğar ve o büyücüden intikamlarını büyük bir zevk içinde alırlar. Ona işkence bile yapabilirler. Bundan dolayıdır ki, büyücüler kendilerini çeşitli tılsım, tütsü, koruma amaçlı dualar vb. şeylerle korumaya almak zorundadırlar.
BÜYÜ ÇEŞİTLERİ
1- Sempatik Büyüler
(a) Homeopatik Büyü (Taklit Büyüsü)
(b) Kontajiyöz Büyü (Temas Büyüsü)
2- Ak Büyü
3- Kara Büyü
4- Aktif Büyü
5- Pasif Büyü
6- Kırmızı Büyü (Voodoo)
1-SEMPATİK BÜYÜLER
Sempatik büyüler iki türlü yapılır. Bunlardan birincisine Homeopatik Büyü ya da Taklit Büyüsü diyoruz. Taklit büyüsü, bir şeyin ya da bir kimsenin taklidini yapmakla o şeyin ya da kimsenin aslını etkileme esasına dayanır. Taklit büyüsünde en çok kullanılan malzemeler fotoğraflar, ağaçtan, çamurdan, balmumundan ya da benzeri maddelerden yapılmış olan figürler veya heykelciklerdir.
Kontajiyöz de denilen Temas Büyüsünde ise ana kural şudur; “Parça bütüne aittir.” Yani parçanın bütünü ile ilişkili olduğu inancından hareketle bu büyü türünde saç, tırnak, kirpik gibi fizyolojik materyallerin yanında büyü yapılacak kişinin giydiği herhangi bir elbise parçası da kullanılabilmektedir. Temas büyüsünün genel olarak iyi işler için yapıldığı iddia edilmekte ise de yapılan işlem her türlü kötü kullanıma da açıktır.
2-AK BÜYÜ
Bütün büyü kitaplarında Ak büyünün şifacı olduğundan bahsedilir. “Ak büyü ferdin ya da toplumun iyiliğini esas alınarak yapılır” inancı hakimdir. İlginçtir ki, bu inanç dinsel felsefede de zaman zaman dillendirilmiş, hatta ülkemizde Ak Büyü’nün şifacı olduğuna dair fetvalar dahi verilmiştir. Ak Büyüde din adamlarına başvurulacağı, dini metinlerden ve dualardan faydalanalacağı öne sürülmüştür. Peygamber sözleri buna delil gösterilmiştir. Oysa Rukye denen “dua ile sağaltım” ile Ak Büyü kesinlikle karıştırılmaması gereken iki farklı konudur. Ak Büyüde kullanılan malzemeler genellikle güzel tütsüler ve özyağlardır. Fakat Temas büyüsünde olduğu gibi bazı Ak Büyü uygulamalarında saç, tırnak, giysi parçası vs. gibi materyaller de kullanılmaktadır. Ak Büyü de her zaman için kötü kullanıma açık bir uygulamadır ve tek tanrılı inanç sistemleriyle pek bağdaşmamaktadır.
Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik, şifacı büyüdür. Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır. Ak ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babil’de buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle cezalandırmıştır.
Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre örneğin, aşk büyüsü de bu kategoriye girer ama aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara Büyü arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve formüllerle belli olmuyor; kullanılan malzemelerde farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva, elma, elmas, fasulye, fildişi, gümüş, horoz, inci, incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su, süt, sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları, idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı, timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy (kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
3-KARA BÜYÜ
Kara Büyünün en temel amacı zarar vermektir. Kesinlikle ve kesinlikle kötülük güden bir amacı vardır. Şeytan ile bağlantılı olduğu düşünülen büyücülük türü de budur. Lavey ile başlayan ve Roma Katolik inancının çöküşünü simgelediği iddia edilen Satanist uygulamalarla Kara Büyü sıkı fıkıdır. Ayinlerinde kan, ceset parçaları, kötü kokulu tütsüler, bakire kızlar vs. kullanılan ve halen dünyanın birçok ülkesinde, ülkemizde dahi- uygulanan büyücülük türüdür ve dinsel inancın tamamen reddettiği bir uygulamadır. Hatırlayacak olursanız geçtiğimiz yıllarda medyada geniş yer bulan “Satanist Gençler” olayı buna ufak bir örnektir. Kara Büyü başlıbaşına incelenmesi gereken bir uygulamadır. Burada varabileceğimiz tek sonuç, onun tehlikeli ve “ölümcül” olduğudur. Nitekim Satanist Gençler’in Kara Oyunu da ölümle noktalanmıştı.
Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır.Allah’tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musa’dan başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan beri ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.
4-AKTİF BÜYÜLER
Aktif büyüde esas olan mükemmel derecede geliştirilmiş bir irade ile tabiat olaylarını yönetim ve denetim altına almaktır. Hipnotizma, Manyetizma, Uzaduyum vs. gibi isimlerle bilimin sınırları içine dahil edilmeye çalışılan uygulamalar, Aktif Büyünün konusudur.
5-PASİF BÜYÜLER
Bu tarz büyüler genellikle savunma amacıyla yapılır. Ak Büyüden ayrılan tarafı saldırgan olmayışıdır. Koruyucu muskalar, nazar boncukları, göztaşı gibi cisimler bu büyü uygulamasında kullanılan materyallerdir
6-KIRMIZI BÜYÜ (VOODOO)
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları ile Kara Büyünün bir çeşidi yandaşıdır. Belki de en gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytan’ın, kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrika’nın totemlere dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların, müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları) harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu güçlere teslim olurlar. Vudu’ya benzer bir uygulamaya Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba) törenlerinde rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar ya da ormanlar tercih edilir.
Vudu’nun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak görünen bir tarafı ise, Zombiler’dir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombi’nin kumanda edilmesi, yönlendirilmesi onu o hale sokan Kara Büyücünün işidir.
Su anda 1 kisi bu yaziyi okuyor
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için login olmalısınız.




